Çifte Mim

Teknomobi,Aorgun ve Sertaç tarafından mimlendim.Teknomobi ve Aorgun'un yolladığı mimin konusu;"Türk Bloglarında Neler Oluyor?" Sertaç'ın yolladığı mimin konusu ise "Nasıl bir ortamda blog yazıyorum."Hadi paşlayalım...

1)Nasıl Bir Ortamda Blog Yazıyorum.



















Normalde çok dağınığımdır.Ben dağıtırım 5,10 dakika sonra annem toparlar.Ben dağıtma o da toplama konusunda çok hassasdır.Her zaman ajandam elinimin altında bulunur her boku not alıyorum lazım oluyor. :) Yazıcıyıda ne kadar kullanmasamda monitörün hemencecik yanında bekleyeviriyor.Sağ resim 1 de gördüğünüz roman ve coğrafya kitabı da uzun zamandır oradalar. :)En son nöbetçi olduğum da okumuştum romanı daha da fırsat olmadı.Altındaki coğrafya kitabı hakkında bişey söyleyemeceğim :))
Bakalım "Baraka" ve "Assortiek" nasıl bir ortamda blog yazıyor,blogluyor...
2)Türk Bloglarında Neler Oluyor?
Son aylarda bence yeterince post girilmemesinin en önemli sebebi "yorum yapılmaması"dır.Yorum yapılınca insan yazılarına değer verildiğine -gerçekten- okunduğuna inanıyor ve böylece şunu da yazıyım bunu da yazıyım diyerek yeni yazılar yazıyor.
Benim gibi günlük tarzı bloglayanlar için pek sorun olmasa gerek ama insan yazılarının okudunduğunu bir yerden anlamak istiyor.
İnsanları blog küreden soğutan bazı olaylar da oldu tabiki örneğin bloggera erişimin engellesi gibi...

Lütfen bloglara yorum yapalım ve okumayı sevdiğimiz bloglara hiç karşılık beklemeden link verelim.(zaten siz jest yapınca karşı taraf ekler sizi) Böylece bloglara daha faz kişi ulaşır,okunma oranı artar diye düşünüyorum...
"Her zaman yazı yazılacak bir konu vardır." diyerek;

Anı Yaşa!



Ben düşünmüştüm böyle bir reklamı vallaha :))

@Codeluu

Bir Nöbet Daha...

Uzun zamandır sesim çıkmıyordu.Kendimi biraz özelletim galiba.Daha önce okul nöbetcisi olduğumda yazmıştım yine oldum yine yazcam xD  Okulda toplam 4 tane 10. sınıf sosyal sınıfı var a blokda sadece sosyaller nöbetçi oluyor 9'lar olmuyor gelde sövme şimdi. Emm hadi başlayayım anlatmaya gerçekten çok eğlenceli ve soğuktu :)) 3-2-1 paşlaa!

Sağolsun müdür yardımcımız beni kapıya koydu e bi de hava soğuktu bugün kıçım dondu.Ve ellerimde morardı.O kadar soğuktu yani.Orhan amcamızın Masumuiyet Müzesi kitabını da okuyup yarıladım.Koridordan geçen öğretmenlere temayı sapukca olmayan bir dillede anlatmaya çalıştım azda olsa başardım :) Öğretmenlerin hiç alışık olmadığı bir görüntü olsa gerek kitap okuyan bir nöbetçi görmek.Verdikleri tepki aynen şöyle;
  • Nöbetçi kitap mı okuyon?Aferin...
  • Bitiremedin mi?
  • Ne okuyosun?
  • Kitap mı okuyorsun?
  • Aferin aferin...
 Tam kitap okumaktan sıkılmıştım ki;"Orta doğu ve balkanların en iyi öğretmeni" olan Ahmet hocam tutu beni kolumdan program kurmam için yazı işlerine yani memur odasına götürdü bi kaç program kurduktan sonra "varmısın yokmusun" oynadık ki oyunu Ahmet Kaya ile oynadığımız için kahkahalar eksik olmadı.Nöbetçilğimi sağolsun sayesinde pek sıkıcı geçirmedim.Bi de uçak oyunu oynayacaktık ama bilgisayar oyunu açmadı.Ekran kartı yetersiz geldi. :) Eğer o oyunu oynamaya başlasaydık neler olurdu kim bilir. :) 10 kasımda malum şahsiyetle fotoğraf çekilmiştim ahanda burda. İşler hallolunca oradan ne kadar gitmek istemesemde görev yerime geri döndüm.Bir kaç saat müzik dinledikten sonra eve dönüş vakti geldi.Kıçı üşüdüğü için kapşonlusunu karnından aşağıya doğru bağladıgı için dersten atılan arkadasımla beraber evmize doğru yola çıktık :)) Nokta.

Ağlamak Üzere Olan Kız


(Made by Kuzen... :) )

Ali Ural Söyleşisinden...

Geçengün (17 kasım pazartesi) okulumda Ali Ural ile bir söyleşimiz oldu.Kendisi gerçekten çok eğlenceli ve iyi bir insan.Kendisi hakkında biraz bahsetmek gerekirse;

"Ali Ural 1959 Samsun, Ladik doğumlu Türk yazar ve şairdir. Ayrıca Şule Yayınları'nın sahibidir.Merdiven isimli bir edebiyat dergisi vardır.Zaman gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır."

Kendisine bazı arkadaşlar daha doğrusu ben ve sınıf arkadaşım dışındaki herkes kitapları hakkında soru sordu.Hiç kitabını okumadım ama en kısa zamanda alıp okuyacağım.
Sanırım en çok benim ne sorduğumu merak ediyorsunuz.Ben kendisine; eğer Zaman Gazetesin'de köşe yazarlığı yapsaydınız daha farklı görüşe sahip bir gazetede köşe yazarlığı yaparmıydınız.Sizin için nerede yazdığınızın bir önemi var mı? diye sordum.
Soruyu sorduktan sonra ortam biraz soğudu ama uzun sürmedi.
Kendisi "Zaman Gazetesinin yüksek tirajlı bir gazete olduğunu başka bir gazeteden teklif gelirse orada da yazabileceğini" söyledi.Doğruyu söylemek gerekirse bu cevap beni tatmin etmedi. Çünkü sizinle farklı bir görüşte olan gazetede yazarlık yaparsanız yazılarınız editörler tarafından değiştirilir.Bu da bir yazarın en istemediği şey olsa gerek.
Bugün rehberlik dersinde öğretmenim beni göstererek arkadaşınız bi soru sordu ortalık yıkıldı dedi ama ben kendimden sansasyonel bir soru bekliyordum ama hazırlayamadıgım için soramadım. :)
Sınıf arkadaşım ise "Dünya perspektifine bakıldığında Türk Edebiyatının size göre nerede?" diye bir soru sordu ve Ali bey bu soruya "Şiir bakımında iyi bir yerde olduğumuzu ama roman bakımından Orhan Pamuk'un Nobel Ödülü ile bir yerlere geliyor oldugumuzu" söyledi.Aslında tam böyle söylemedi ben not almayı unuttuğum için neler söylediğini unutum :) (bir de gazeteci adayı olacağım tü bana) :)
Yazımı Ali Ural'ın adam asmaca şiiri ile noktalıyayım. :)

Adam Asmaca
bir oyundu, çocukluğumuzda oynardık
önce nokta nokta bir cümle
ve sonra harf sorardık
ilk bilemediği harfe bir kafa
ikincisine bir gövde
çizgilerden darağacı kurardık
çocuktuk, güzel oyunlarımız vardı
boş vakitlerimizde
birbirimizi asardık
Ali Ural

Türkiye Finans Kobi Reklamı

Reklamın sözleri ağzıma takıldı düşmek bilmiyor.Yolda,okulda,evde ve hatta tuvalette bile söylüyorum. :))

video

Desteğini aldı geçti peh peh peh
Engelleri aştı geçti hey hey hey
Fırsatları kaptı geçti
Alan kim, satan kim, yapan kim, yayan kim
Kim kim kim kim
Kobilerin Mustafa Bey
Benim müşterim, Aslan müşterim

Bilmeyeni bilen yapar peh peh peh
Görmeyenin gözün açar hey hey hey
Rekabeti düzgün yapar
Ağan kim, paşan kim, hanım kim, bankan kim
Kim kim kim kim
Kobilerin finans beyi
Türkiye Finans... Türkiye Finans

Kobilerin finans beyi
Türkiye Finans... Türkiye Finans

metal işleyen bir fabrikada başlayan, bilimum üretim ve ihracat faaliyetini denetleyen patronların at üstünde fabrikalarından ayrılıp kobi sokakta diğer at üstü kobi beyleriyle buluşmalarıyla devam eden, tüm beylerin atlarını dört nala çayırlara sürmeleri ve çayırda diğer kobi beyleriyle kaynaşıp orta dünya'ya doğru yol almalarıyla sona eren reklamımsıdır.

türk'ün atlara olan tutkusunun üretimle harmanlandığı bu reklama para veren bankaya, reklamı öneren ve hazırlatan kreatif ötesi ajansa veee elbette yönetmenine şükranlarımızı bir borç biliriz.
[Uludağ Sözlük]

Korkuyorum...

Yağmuru sevdiğini söylüyorsun; ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.
Güneşi sevdiğini söylüyorsun; ama güneş çıkınca gölgeye kaçıyorsun.
Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun; ama rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun.
İşte bundan korkuyorum; çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!…

William Sheakspare

Yeni Tema

Yeni tema için adaşım Harun Demirbaş'a çok teşekkür ederim.Çünkü onun temasının css'sini kullanarak yaptım.Hoşuma çok gitti ve eski temanın sürekli hatalar vermesi sonunda değiştiriyorum lan dedim.Ve değiştirdim. :) Header için de Şafak'a teşekkürlerimi ileteyim. Değer yorumlarınızı bekliyorum.Eksikleri söylerseniz çok berhudar olurum :))


Eski temamı kullanmak isteyenler olursa buradan indirebilirler...(böylede ben eskittim size atıyorum gibi oluyor sankim) :))

10 Kasım,Koro,Tören,Ben

10 Kasım'da Ata'mızı onun sevdiği türküleri söyleyerek andık.3 hafta boyunca 3 türkü için çalıştık derslere girmedik ve deydi doğrusu.Töreni Başarılı Koleji'nde yaptık.Koferans salonları büyük olduğu için, belediye töreni bizim okula vermiş herşeyin en iyi şekilde olması için çok uğraşıldı gerçekten de.Çünkü yeni kaymakam,belediye başkanı,garnizon komutanı vs.. önemli kişiler vardı.Yazmak istediğim çok şey var aslında ama kelimeler buharlaştı sanki.İçimde de bir isteksizlik var.Sadece resimler neleri yazmak istediğim hakkında az olsa bilgi verecektir sizlere.Yazımı şu sözle noktalamak istiyorum "Atatürk'ü anmak kolay,anlamak zordur".

Harun Matematik Sorusu Yazarsa...

Kardeşim benden matematik dersi için soru yazmamı istedi ve uzadı.Bende istediğini yerine getirdim ve yazdım:

Zeynep Hilal saat 15:30 da dayısının yanına gidecekti.Sabahleyin uyanınca ilk önce elini yüzünü yıkadı ve annesinin yani benim en büyük kuzenimin hazırlamış oldğu hahvaltıyı yedi.Daha sonra televizyonda telatabis'leri izlemek istedi fakat Zeynep Hilal teletabisleri kaçırmış Sabahların Sultanına yetişmişti.Ama artık Seda Saya'dan sıkılyıordu o da daha eğlenceli ve şaçma olan flah tv de ki Dest-i İzdivaç'a geçmişti.Birkaç saat izledikten sonra açtı laptopunu girdi online oyunlara hem cinslerinin aksine knigh online oynuyordu.Böylece herkesi şaşırtıyordu.Bazan ise travian oynuyordu.Tam tamına 1 saat 59 dakika 59,001 saniye bilgisayar başında kaldıktan sonra dayısını ziyarete gitmek için yola koyuldu evleri arasında bir sokak olmasına rağmen bir buçuk saatte dayısının evine varmayı başarmıştı.Zeynep Hilal dayısının evinde kaç saat kalmamıştır?

Bu arada Zeynep Hilal benim en büyük kuzenimin kızı oluyor.Kendisi daha 1 yaşına girmedi kaç aylık olduğunu da sallamak istemiyorum :)) :P

Bir sosyal öğrencisinden nasıl bir soru yazmasını bekliyordunuz?..