@Yemekteyiz @Afiyet Olsun!

Berke:Napıyorsun?
Harun:Tv izliyorum.
Berke:Ne izliyorsun?
Harun:Yemekteyiz.
Berke:Afiyet olsun! (espiri var)

Bu dialogdan nefret ediyorum! :@

Anket Sonuçları: "Oyunuz Kime?"

Sen Türkiye'sin Büyük Düşün ve "Çeşme" İste!

Bugün okuldan gelirken fırının önünde konuşan 3 adamın dialoguna şahit oldum.Adamlardan biri (40 yaşlarında + bıyıklı + elinde sigara + göbekli x)) "Güngören'e çeşme lazım hem su fatarası az gelir hemde işe yarar bi şey yapmış olurlar..." dedi.Keşke fırının yanındaki bakkala girip çikolata almasaydımda bu kadar büyük bir düşünceyi duymaz olaydım.

Bu kadar büyük düşünen bi insanın vereceği oyda yine bu kadar büyük düşünen bir partiye olacaktır büyük ihtimalle....

İnsanların kendi sorunlarından haberdar olmaması,bi sağına soluna bakıpta etrafı yorumlayamıyor olması çok üzücü...

Perdeler


Bir yanımda dopdolu yaşanmış sayfalar
Bir yanımda üst üste okunmamış kitaplar
Dünüm yarınım hep burda küçücük adamda
Susadım yoruldum ama aklım hayatta
Bir yanda yorgun düşmüş yaşlanmış insanlar
Bir yanımda ümitle aşkla uyananlar
Dünyanın her hali burda dağınık odamda
Çok düştüm yaralandım ama sarıldım hayata
Ardımda büyük büyük kocaman ağır yükler
Heryerimden çektiler beni beklettiler
Dinlendim Su içtim aktı dudaklarımdan
Her Gün güneş doğar yeter ki açık olsun perdeler

Blog Yazarları ve Kişilik Bölünmesi

Sanıyorum ki bu güne kadar yazdığım en derin yazı bu olacak.Yazıda isim ve link vermeyeceğim ama lütfen bahsettiğim kişiler kendilerinin olduklarını anlarlarsa bana kızmasınlar. :) Sizleri çok seviyorum. :P Vallaha...


Uzun zamandır beynimi kurcalayan sorular vardı.Acaba blog yazarlarının başından geçen olaylar gerçek mi? Yoksa tamamen hayal ürünü ya da başkasının başından geçen olaylar mı? diye...


Okuduğum blogların yazarlarıyla msn üzerinden muhabbete başlayınca kendilerini biraz daha iyi tanıyınca bu işte bir sorun olduğunu anladım hemen. :)


Örnek dialoglardan biri:
X: Evde yalnızım.... :(
...
...
...
X: Poff annem çay demle diyo...:(


Bir çok dialog var böyle yalan söylediklerinin anlaşıldığı...Fakat yazamıyorum, kimseyi zan altında bırakmamak için.


Dissosiyatif Kimlik Bozulukluğu (Kişişik Bölünmesi) Nedir? 
Çok kisililik olarak da bilinir. kisiligin butunlugunun ,benlik islevlerinin ve buna bagli bilissel,algisal sureclerin,iki bazen de daha fazla sayida farkli,birbirinden bagimsiz (ve genellikle) alt kisiliklerin ortaya cikmasiyla sonuclanan bir bolunmeyle/parcalanmayla tanimlanan cozulmeli bir rahatsizlik. (ek$i)


Örnek
Çok yakın bir blog yazarı arkadaşımdan örnek vereceğim.Kendi gerçek adıyla değil bulunduğu e****l ortamlarında kullandığı isimle blog yazıyor ve yine başka bir isimlede başka bir blog yazıyor.
Fakat bu alt benliklerini yaşarken kendi benliğini unutmuyor.O'nu dissosiyatif kimlik bozukluğundan ayıran en önemli neden bu bence...
Ayrıca zaman problemide yaşıyor....


Çok kişililikten çıkıp diğer bir konuya gireceğim.Kişisel blog yazarlarıın hangisi yaşamadığı olayı yaşamış gibi yazmıyor? Çok çok az kişi.Sonuçta o anda o kişinin yanında değildik değil mi?
Ablamızın,komşumuzun,abimizin,sokaktan geçen bi adamın başından geçen olayları kendimize göre kurgulayıp okura sunmuyor muyuz?
Hele birde hiç yaşanmamış bir olayı okura yaşanmış gibi sunuyorsak durum daha vahim bence. :)


Bir örnekte kendimden vereyim.Benim tek bloğumun bu olmadığını çok farklı bir nick ve tema ie bir blog daha yazdığımı bilmiyorsunuz!
Gerçi benim nedenim farklı burada yazamadıklarımı orada rahatça çekinmeden yazıyorum. :)) Bunu sadece ben değil tanıdığım bir çok blog yazarı daha yapıyor yani tek değilim... x)


Raporluyuz da :)
Son dönem hastalığı. the psychologist'te yayınlanan bir makalenin çevirisini okuduğumda gözüme çarpmıştı, blog yazma kendini teşhir etmek isteyenler arasında son dönemde oldukça yayılan bir hastalıkmış. özellikle kişisel bloglar, yazan kişilerin özel hayatından, fikirlerinden izler içerdiği için bir süre sonra kişide tutkuya dönüşüp, sürekli kendini ifşa etme ya da kendini kanıtlamaya çalışma gibi sonuçlar verirmiş. yine makalede yazılana göre kişisel blogların çoğu ortalama olmayıp, her biri en uç seviyedeymiş. kişiler ya kendisini zavallı, yalnız, depresif ve melankolik olarak göstermekte ya da başarılı, tuttuğunu koparan, zengin ve sevilen birisi olarak ifşa etmekteymiş. blog yazarlığına hastalık gözüyle bakan psikologlar, blog yazarlığını internet hastalıkları arasında ilk sıralara yerleştiriyorlarmış.
(ek$i) 


Blog yazan insanlar kendini teşhir ve ifşa etmek isteyen insanlar olduğunu göz önüne alırsak çok kişilikli insanlar bloglar ile rahatça kişiliklerini yaşatabilir,geliştirebilir,insanlarla tanıştırabilir ve belkide kendi tedavisini yapabilirler.
Pisikiyatrislerin hastalarına blog yazmayı önerdiklerini biliyoruz neden bloglar doğru kullanıldığında bu hastalık içinde bir çare olmasın?

Evi Düğün Salonuna Döndürmece


İsterseniz düğünümüze gelin ve damadımızın dansı ile başlayalım.Dans müziğimiz "Ah le yar yar" olsun.4,5 dakikalık danstan sonra takı merasimine başlamamızda bir sakınca olmasa gerek.Takılar takılır kim ne kadar para takmış açıklanırken fon müziğimiz de "Arkadaşımın aşkısın" olsun. :D Yaklaşık bir buçuk saatlik takı merasiminden sonra ise gelin ve damatımızın son dansını ise "Allahın belası" isimli şarkı ile yapsın.

Ve solistlerimizden Döndü Su Çokverir'in repertuarı ise şöyle olsun;
Artık sevmeyeceğim
Ay inanmıyorum
Severek ayrılanlar

Diğer bir solistimiz Melissa Nur Pilcioğlu'nun repertuarı da şöye olsun;
Bas bas paraları Leyla'ya
Çalkala
Çay elinden öteyi
Light erkeği

Kısa bir davul zurna gösterisinden sonra son olarak sahneye Serçe Erkan çıksın; :)
Depresyondayım
Dönülmez akşamın ufkundayım
Farkındayım
ve Isırgan otu isimli şarkıları seslendirdikten sonra 87 yaşındaki genç çiftimize mutluluklar dileyerek sahneden insin....

Bu kadar hayal yeter sanırsam.Bahsi geçen şarkıların midi alt yapısını indirmek için linklerin üstünde sağ tıklayıp farklı kaydet demeniz yeterli. :))

Şimdi bu Harun neden şaçmaladı diyecekseniz hemen açıklayayım.Bi site buldum bulmaz olaydım. :D Şarkıların kısa midi alt yapıları var.Dinlediğiniz zaman eviniz düğün salonu moduna bürünüyor birden.O kadar korkunç yani.

Benden bu yazıyı okuyan herkese"Güz gülleri" armağan olsun. :D
(Bir sürü şarkıya buradan ulaşabilirsiniz...)

Lakaplarım {mim}


Pek saygı değer,muhterem,aziz ve sevgili Android Lenore aplacığım bana "Lakapların ne lan?" demiş.Ben de fazla zaman kaybetmeden hemen lakaplarımı açıklıyorum. :D

Habıt
Genel kuzenlerim derler.Neden dediklerini bilmiyorum. :)

My Delight
Bu yeni sayılır James diyor.Sanıyorum ki anlamam gerekeni anlıyorum. :D

Mavi Sakal
Daha önce bununla ilgili bi yazı yazmıştım. :(( [Mavi Sakal da Kim? Vallahi Ben Değilim]

Her Şeyi Bilen Adam
Bunu ilköğretimde iken Türkçe öğretmenim söylüyordu. x)

Deve Kuşumsu Kargam Trak İnsan
Bunu genelde sınıftaki best friendlerim söylerler. :P
Fehime ve Özlem insalarının boylarının benden daha kıp kısa olmalarından dolayı deve  kuşumsu ve genelde şarkı söylediğim içinde kargam trak insan oluyorum. :)

Emocu
Şaçlarım uzunken halam diyordu. :D

Fotoğraftaki insan ben oluyorum üstüne Harun'u da yapıştırdım çalıpta netlog da neyim profil oluşturup kötü emellerine alet edemesinler diye.Kendimden biliyorum. :D Şaka şaka ben öyle kötü şeyler yapar mıyım hiç...

Şut: Van,Tu,Tıri,Forro

1 Milyon Yıldızlı Not:Kötülerini yazmadım. :P

Grup Çalışması


Benim okulumda deneme sınavı yapılırsa ne olur? Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi grup olarak çalışma ruhu gelişir. x)

Not:Yeşil kalemli benim. :P

2 Adet Tane Garip Doğum Günü :)


Resimde gördüğünüz Selin insanının cumartesi günü doğum günü vardı.Cumartesiye kadar benim tek amacı O'na acı çektirmek kızdırmak ve hatta kendime küfür ettirmekti. x) Arkadaşlarla onun yanında sinemaya gitmeyi planlıyorduk o da kuduruyordu tabikidi.Kendimi seviyorum. x)) Hatta sevgilisini bile çağırmayı düşünüyorduk ama o nu değil. :P
Neyse Selin insanını dahada kızdırmak için cuma günü kendisine bir dankek aldım ve yukarıdaki ersimelrde gördüğünüz küçük doğum gününü yaptım. x) Hiç bir masraftan kaçınmayarak. :P
Cumartesi kendisine doğum günü yapacaktık fakat amcası öldüğü için yapamadık.Şansına küssün...:)

Bu doğum günü ise Salı günü oldu.Aslında amacımız okulu kırıp Elif isimli arkadaşımıza süprüz doğum günü yapmaktı fakat kendisi hastalandığı için okula gelemedi.
Benim gibi manyak arkadaşım biride sen git kıza küçük pasta ve ekler al. x)) Elif gelmeyince pastada bana kaldı.Anı ölümsüzleştirmek bile pastaya tecavüz ettikten sonra aklıma geldi.
Bu doğum günümüzde doğum günü çocuğu olan Elif'siz geçti. :D
Her hafta 1,2 doğum günü oluyor ve cafe kiralıyoruz çok masraflı çooook. :((

Windows Çöktü Ubuntu Geldi....:)

Sürekli olduğu gibi yine windowsu çökertmeyi başardım.Yine windows kurmak yerine farklı bi şey deneyip Ubuntu kurayım bilgisayara dedim.

Daha önceleri Pardus kurmuştum çift işletim sistemi kullanıcam diye kurmaz olaydım windows üstüne kurmuştuydum yanlışlıkla. x))

Tüm fotoğrafları,belgeleri ve müzikleri yerel disk d de saklıyordum.Windows C ye kuruluydu.Ama şimdi yerel disk d yi bulamıyorum. :( Her şeyim silindi.
Allahtan fotoğralarımı flash bellekte saklıyordum onlar sağlamda...:)

Zamanla Ubuntuya alışıcam kardeşimede öğreticem 1 aya kalmaz kendi programamımı yazarım. :P Adınada Harun ya da Harun Güven koyarım. :P

En büyük sorunum msn de cam açamıyor ve açtıramıyor olmam. :)) Bu cümleyi nereye çekerseniz oraya gider bu yüzden açıklama yapmak zorunda hissediyorum kendimi.
Messengera girmek için Pidgin diye bir programı var Ubuntunun onu kullanıyorum oda çok yetersiz.Ama aynı zamanda Yahooydu Gtalktı diğer hesaplara girebiliyor kullanabiliyor olmam güzel bi şey.

Amsn diye bir program buldum tıpkı windows live messenger gibi ama nasıl indirip nasıl kuracağımı bilmiyorum. :))
Çünkü indirme linkine tıkladığımda bir sayfa açılıyor ve bir sürü dosya gözüküyor...

Yakında yeni yazılarımı yazıcam aslında fotoğrafları yayınlıyıcam fakat benim bluetootum bozuldu yenisini alıp fotoğrafları telefondan bilgisayara aktarmam lazım....
Tekrar görüşüne kadar kendinize iyi bakın benide özleyin....:P

Aramaya İnanıyorum - 7


Bir aramaya inanıyorumla daha karşınızdayız. :P Hiç açıklama yapmadan hitap ettiğim okuyucu kitlesiyle tanıştırmak istiyorum sizleri...:))
  1. Hollanda nasıl aranır? (Telefonla :P Bi Hollanda bi Hongkong :))
  2. Küfür olarak algılanmaması gereken küfürler (Küfür küfürdür birazcık algıda şeçiciliğede bağlı sanırsam :P )
  3. Bacak bacak üstüne atmanın sakıncaları (Bunu ilk senden duydum en kısa zamanda araştırıp bloğumda senin için paylaşacağım)
  4. Bilkentten mezun İlyas (Woow vallaha mı bi bilkent mezunu bu kadar geri zekalı olamayacağına göre kesin başkası aramıştır bunu)
  5. Canlı balık tutmak (Sana sadece "Cansız balık tutmak" diyorum ve susuyorum)
  6. Doğan fiyatına Kastamonu'da satılan arabalar (Doğan fiyatına kırmızı doğan,mavi doğan,yeşil doğan,beyaz doğan ya da Anadol alabilirsin)
  7. Hangi ayda doğduğunun burcuna bak (Doğduğun ayın değil ama kendi burcuna bakabilirsin :P)
  8. Rüya görmesek ne olur? (Rüya görmemiş oluruz)
  9. www.gitti gidiyor da karıca yağı kaç para  (www ne alaka :))
  10. Bana uygun işler (Ohaaaa!)
Şubat ayının arama sonuçları ile karşınızdaydık bir sonraki ay aynı yerde görüşmek üzere bizden ayrılmayın. :P

Tarihini bilmeyen geleceğini bilemez....

Anı


Tüm anılarımızı
Önce naftalinledim
Sonra iyice sardım bezlere
Sakladım gardolabın en uç köşesine...

Acaba bir gün,
Tekrar açtığımda
Eskisi gibi
Tertemiz kalacaklar mı?

Belkide unuturum
Onları orada
Umarım!
Hiç sanmıyorum ama...

Anlaşılan sen
Saklamak yerine
Attın sobaya anıları 

Bir daha karşına çıkmayayım diye!

Güzel olmadı biliyorum ama idare edin işte. :P

Hayatını şekillendirme fırsatın olsaydı? | Mim

http://diddy2.powweb.com/pix/1977CDCover.jpgAhmet sormuş ki bana;

1- Doğum tarhinizden yaşınızı çıkartın , o yıl  şimdiki yaşınızda olsaydınız adınız ne olurdu ?

1993 - 16 = 1977    1977 yılında adımın Berke olmasını isterdim ama büyük ihtimalle olmazdı.Olsa olsa Mehmet olurdu.
Bundan sonraki sorular 1977 yılında 16 yaşında bir Mehmet olarak cevaplayacağım...

2- Hangi mesleği yapıyor olurdunuz?

Ben bir gazetede köşe yazarlığı yapmak isityor olurdum ama  Galatasaray Lisesi'nde öğrenci olduğum için bu benim için yakın zamanlı bi hayal olarak kalırdı.

3- Nerede yaşamak isterdiniz?

Galatasaray Lisesi'nde otorduğum için İstanbul'da oturmak zorundayım.Ama gönlüm İzmir'de olurdu.

4- İdolünüz kim olurdu?

 Başta Atatürk olmak üzere Uğur Mumcu,Can Yücel ve Oğuz Atay olurdu.(sadece bir kaçı....)

5- O yıllara ait bir fotograf,şarkı  veya söz varsa ekleyiniz?

Çok aradım ama bulamadım.Onun yerine Teoman'dan Rüzgar Gülü'nü bu yazıyı okuyan herkese armağan ediyorum. :)


Şut: Andorid Lonore

Anlamlı 2 Video

Kör Olmadığınıza Emin misiniz?



Insan Hakları Evrensel Beyannamesi



Kaynak:video.alisko.org