Dün iğrenç bir yolculuğun ardından saat 11 gibi evime sağ sağlim varmayı başardım.Allahtan yola saat 11 de çıkmıştık! 6,7 saatlik yolu 10 saatte gitmeyi başaran şöför amcamızı bu başarısından dolayı buradan kutluyorum ellerinden tükürüklü tükürüklü öpüyorum ve saygısızca saygılarımı sunuyorum!Köye giderken her şey çok güzeldi, hayallerim vardı :P Tabi buzlu suları içip boğazımı tahriş edip iltihaplandırıp üstüne bi de soğuk algınlığı olana kadar.Köpeklerle koşacak ineklerle coşacaktım! Malesef 10 gün boyunca evden pek çıkamadım.Babaannemle dağ yaprağı ve mantar toplamaya gittik 2 gün sadece o kadar. :)
Bu arada her türlü hayvanattan tırsan ben 1 anne kedi onun 3 küçük yavrusu ile de evi paylaşmak zorunda kaldım.
Kediden korktuğum için aldım karşıma konuştum.Hayvan değil ya anlar diyerekten! Dedim ki;"Bak bebeğim senden korkmuyorum ama senden hoşlaşmıyorum ..git yavrularının yanına" O da anlamış olmalı ki karnı acıkmadan benim bulunduğum ortamlara girmedi sağolsun. xD
Ve Tomar amcadan aldığım coğrafya dersiyle Moskova'nın Kastamonu'dan gözüktüğünü öğrendim. :) "Bak şöyle şu dağların ardı Sinop az daha ilerisi Moskova orada benim torun var."
:)











